İSMAİL ACAR

Haziran 15, 2020 tarihinde yayınlandı.

2 Ağustos 1968 Eflani Kocacık Köyü doğumluyum. İlkokul öğrenimimden sonra 1979 yılında Karabük’e yerleştim. İlkokul çağlarında Yenişehir Sinemasına giderdim. Bir gün sinemayı çalıştıranlardan bir adam elinde bazı broşürlerle yanıma geldi. Elindeki broşürleri göstererek bana “Bunları dağıtmam karşılığında para vereceğini söyleyerek; “Bunları dağıtır mısın? dedi Elinde 2000 tane broşür vardı ve tüm Karabük’e dağıtılacağını söyledi. Ben o broşürleri elinden alarak arkadaşlarım arasında organize ettim.

Ama işi ben bulduğum için paranın yarısını ben alıyordum. Diğeryarısını arkadaşlarıma bölüştürüyordum. İlk para kazanmam broşür dağıtarak başlamıştır. Daha sonra arkadaşlarımın bazıları ayakkabı boyacılığı yapıyordu. Babam benim ayakkabı boyacılığı yapıp para kazanmamı istemediği için bana onların boyacılıkla kazandığından daha fazla harçlık veriyordu. Ama bende o kadar çok kendi paramı kazanma arzusu vardı ki, ben babamın verdiği harçlıklarla ayakkabı boyacılığı yapan arkadaşlarımın boya sandıklarını kiralıyordum. Gün boyunca onlara boya işi yaptırıp, parayı bölüşüyorduk.

Daha sonra 13 yaşlarında iken babamın kamyonlarında çalışan şoförlere muavinlik yapmaya başladım. 1986 yılında ehliyet aldım ve ehliyet aldıktan sonra kendim şoförlük yapm aya başladım. İstanbul’dan linyit kömürü alıp, Karabük’te satıyordum. Kamyonun üstünde satışı yapıyordum. 2 yıl bu şekilde şoförlüğe devam ettim. Ve daha sonra askere gittim.

Acemi birliği Ankara Etimesgut, Usta Birliği gönüllü olarak Kıbrıs’ta yaptım. Kıbrıs’ta trafik soldan işlediği halde şoförlüğümün iyi olduğunu anlayan Bölük Komutanının isteği ile kendisinin postalığını ve şoförlüğünü yaptım.

Askerden geldikten sonra 1991-1992 yılları arasında 1 yıl daha tır şoförlüğü yapmaya devam ettim. O zaman Karabük Zonguldağın ilçesiydi. Abimle beraber sınırdaki Hanköyde benzin istasyonu çalıştırmaya başladık.1992-1999 yılları arasında tekrar tır şoförlüğü yaptım. 1999 yılında Karabük Kemal oyman mevkiinde Akaryakıt faaliyetine başladık. Aynı zamanda burada Torna tezgahı, Fren Servisi, Lastik, Yıkama -Yağlama servisi hizmetleri vermeye başladık. Bu arada bizim nakliye işimiz devam ediyordu. Eflani’ye mermer ocakları açılmaya başlanmıştı.

MERMER’LE İLK TANIŞMA

Ben zaten 1991 yılından itibaren Nakliyecilik işim devam ederken mermer taşımacılığı yapıyordum. Ben o zaman mermeri yük olarak görüyordum. Benim için mermerin tek ekonomik değeri tonajıydı. Mermer ocaklarına akaryakıtta veriyorduk.

2006 yılının yazında sıcak bir yaz günü Eflanili bir arkadaşım telefon etti. “Ben köye gideceğim evin balkonu tıkanmış, sen de gelir misin benimle?” dedi.

Beraber gittik. Eflani ‘de gezip mantara da bakıp geliriz diye düşündüm. Arkadaşım evinin balkonunu temizlemeye gitti ben de onu arabanın içinde bekliyordum. Arabanın içinden doğru karşı tarafa doğru baktım. Mermer rezervine benzer bir yapı gördüm. Bu yol yeni açılmış, bizde oradan gidelim dedim. Yolda giderken durup, yoldan bir numune parça aldım. Ve aldığım parçayı eve dönünce abime gösterdim. Abime burada sanki bir oluşum var dedim.

Daha sonra abimle araştırmaya başladık. Önce maden ruhsatı aldık. Ardından bize bu iş için gerekli olan İş Makinalarını aldık. Ruhsatlandırma ve izin aşaması derken kış mevsimi geldi. Birsonraki baharda şantiyemizi kurduk ve çalışmaya başladık. Burada 1 yıl kadar çalıştık fakat hiçbir ürün elde edemedik. Orada çalışırken baktık ki bu ocakta pek bir verim yok bunun üzerine Safranbolu Karapınar Köyünde bir araştırma yaptık ve orada bir rezerv tespit ettik.ve şantiyeyi oraya taşımaya karar verdik. Tespitimiz doğruydu biz o yıl içinde bayağı fazla üretim yaptık. Fakat bu seferde ürettiğimiz ürünlerin satışında sorunlar yaşamaya başladık. Satış işlemleri bizi epey zorlamaya başladı.

Buradan arabanın arkasını dolduruyoruz,4000 km yol yapıp 200 tane müşteriyi ziyaret ediyoruz fakat amacımız ulaşıp blok satamıyoruz. Esasında biz o zaman işi bilmiyoruz. Şuan geçmişi anarken kendimize gülüyoruz. Sonradan bu şekilde pazarlama yapamayacağımızı ancak ürünümüzle ilgili fuarlara katılarak pazarlama gerçekleştirebileceğim izi öğrendik. Bunun üzerine aracı firmalarla ihracata başladık. Bana o zaman birebir ihracat yapmak işi bilmediğimizden hayal gibi geliyordu. Ancak aracı firmalarla çalışırken, gümrük çıkış beyannamelerinden dolayı asıl emeği ve çalışmayı bizim yapmamıza rağmen bizden kat ve kat daha fazla kazançlar elde ettiklerini gördük. Bu bizim ihracata başlamamızdaki en büyük etken oldu. Daha sonra Yurt dışındaki fuarları hedeflemeye başladık. Ve katıldığımız fuarlardan öğrendiğimiz bilgilerle ilk aracısız direk ihracatımızı Yunanistan Drama şehrine yaptık. Daha sonra 15 ülkeye ihracatımızı gerçekleştirdik.

Ancak 2009 yılında dünyada başlayan Mortgage Krizinden sonra biz bunları blok satamadık. Bu nedenle kesip satmaya karar verdik. Bundan dolayı fabrika kurduk. Ardından kalifiye eleman sıkıntısı çektik. Dışarıdan elemanlar getirdik. Sonunda onu da başardık. Blok ihracatının dışında ebatlı mamul ihracatına da başladık.

Kastamonu Ağlı ilçesinde perlato bej mermer ve Eflani ilçesinde Sicilya Gri ocaklarımız mevcuttur. En büyük alıcımız Çin ve Hindistandır. Kastamonudan en büyük ihracaatı Hindistana, Eflaniden en büyük ihracaatı Çin’e yapmaktayız.

Bundan sonraki en büyük hedefimiz, nihai ürün olarak Amerika ve Avrupa pazarında yapı marketlerde yerimizi almaktır. Bu hedefimiz, Mermer Sektöründe varılabilecek son noktadır

Belgeyi Görüntüle